Meme Sağlığı Kulübü | Op.Dr. Hamdi Koçer | Fibroadenom, meme kanseri, ultrasonografi, lenf bezleri

Meme Kanserini Önlemek İçinNeler Yapılabilir?

sporcu_kadinBugüne kadar meme kanseri ile ilgili pek çok risk faktörü detaylı olarak incelenmiştir.  Bu çalışmalarda, küçük yaşlarda adet görme, geç yaşlarda menapoz ve ailede meme kanseri hikayesinin bu riski kesin arttırdığı anlaşılmıştır.

Ailede meme kanseri olması, ilk adet yaşı ve menapoz yaşı kişinin kendi iradesinde olmayan, değiştirilemez risk faktörleridir. Alman kanser araştırma enstitüsünden Dr Karen Steindorf ve Dr Jenny Chang-Claude, Hamburg Eppendorf Üniversite hastanesinden Dr Dieter Flesch-Janys ile ortak bir çalışma çerçevesinde “yaşam biçimi ve davranış değişiklikleri ile meme kanseri riski arasındaki ilişkiyi” araştırmışlardır.  
  
 “Almanyada her yıl 58.000 kadına meme kanseri tanısı konmaktadır” diyen Dr Jenny Chang Claude, çalışmanın amacını, “ Özellikle önlenebilir risk faktörlerinin ne oranda meme kanserine neden olduğunun anlaşılması ve yapılacak yaşam biçimi değişikliği ile bu oranın düşürülmesi mümkün müdür;” şeklinde açıklamaktadır.

Çalışmalar 4 noktada odaklandı: menapoz semptomlarına karşı kullanılan ilaçlar -hormon replasman tedavisi, günlük fizik aktivite azlığı, kilo fazlalığı ve alkol tüketimi. Bu 4 faktöründe daha önce yapılan çeşitli çalışmalarda, meme kanseri için risk faktörü olduğu gösterilmiştir.

Alman Kanser Yardım Vakfı tarafından desteklenen MARIE isimli çalışmada 3074  post menapoz meme kanseri hastası ile 6386 kontrol grubundaki hastanın epidemiyolojik çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmanın bulgularına göre farklı risk faktörleri tarafından etkilenen kanser vakalarının oranları hesaplanmaya çalışılmıştır.
 
Çalışmanın sonuçlarına göre hormon replasman tedavisi alan kadınlarla yetersiz fiziki aktivite yapan kadınların meme kanseri riski daha yüksek çıkmıştır. Alkol tüketimi ve aşırı kilolu olmak nispeten daha az etkili bulunmuştur.  Sayılar şöyledir: menapoz sonrası meme kanserlerinin hormon tedavisi ile ilişkisi % 19,4 ve fiziki aktivite yetersizliği ile ilişkisi % 12,8 bulunmuştur. Her iki faktörün etkisini toplayınca ortaya çıkan rakam % 29,8 dir. Ameliyat sonrası reseptör pozitif olduğu anlaşılan hastalarda bu oran daha da yüksektir: % 37,9. Bu çalışmanın sorumlusu bilim insanları, bulunan oranların Almanyadaki yaşam biçimi ile ilintili olduğunu belirtip, başka ülkelerde farklı oranlar çıkabileceğini de belirtmişlerdir.
 
Aile öyküsü, ilk adet yaşı, menapoz yaşı gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin menapoz sonrası kadınlarda meme kanseri oluşumuna etkisi yaklaşık % 37,2 dir. Buna karşılık değişitrilebilir 2 faktörün etkisi de buna yakın çıkmıştır. Dr Karen Steindorf: “ Menapoz sonrası hormon takviyesinden vazgeçilmesi ve daha hareketli bir yaşam biçimi seçilmesi halinde, meme kanserlerinin % 30 kadarını önleyebiliriz” demektedir. Bu çalışmanın sonucunda, çok gerekmedikçe, hormon replasman tedavisinden kaçınmak ve daha fazla fizik egzersiz yapmak gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Kaynak:
Population attributable risk of invasive postmenopausal breast cancer and breast cancer subtypes for modifiable and non-modifiable risk factors. Benjamin B.E. Barnes, Karen Steindorf, Rebecca Hein, Dieter Flesch-Janys and Jenny Chang-Claude: Cancer Epidemiology 2010, DOI: 10.1016/j.canep.2010.11.003
Dr. Sibylle Kohlstaedt
Helmholtz Association of German Research Centres
Meme kanserini önlemek için neler yapılabilir ?

Bugüne kadar meme kanseri ile ilgili pek çok risk faktörü detaylı olarak incelenmiştir.  Bu çalışmalarda, küçük yaşlarda adet görme, geç yaşlarda menapoz ve ailede meme kanseri hikayesinin bu riski kesin arttırdığı anlaşılmıştır.

Ailede meme kanseri olması, ilk adet yaşı ve menapoz yaşı kişinin kendi iradesinde olmayan, değiştirilemez risk faktörleridir. Alman kanser araştırma enstitüsünden Dr Karen Steindorf ve Dr Jenny Chang-Claude, Hamburg Eppendorf Üniversite hastanesinden Dr Dieter Flesch-Janys ile ortak bir çalışma çerçevesinde “yaşam biçimi ve davranış değişiklikleri ile meme kanseri riski arasındaki ilişkiyi” araştırmışlardır.   
   
 “Almanyada her yıl 58.000 kadına meme kanseri tanısı konmaktadır” diyen Dr Jenny Chang Claude, çalışmanın amacını, “ Özellikle önlenebilir risk faktörlerinin ne oranda meme kanserine neden olduğunun anlaşılması ve yapılacak yaşam biçimi değişikliği ile bu oranın düşürülmesi mümkün müdür;” şeklinde açıklamaktadır.

Çalışmalar 4 noktada odaklandı: menapoz semptomlarına karşı kullanılan ilaçlar -hormon replasman tedavisi, günlük fizik aktivite azlığı, kilo fazlalığı ve alkol tüketimi. Bu 4 faktöründe daha önce yapılan çeşitli çalışmalarda, meme kanseri için risk faktörü olduğu gösterilmiştir.

Alman Kanser Yardım Vakfı tarafından desteklenen MARIE isimli çalışmada 3074  post menapoz meme kanseri hastası ile 6386 kontrol grubundaki hastanın epidemiyolojik çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmanın bulgularına göre farklı risk faktörleri tarafından etkilenen kanser vakalarının oranları hesaplanmaya çalışılmıştır.
 
Çalışmanın sonuçlarına göre hormon replasman tedavisi alan kadınlarla yetersiz fiziki aktivite yapan kadınların meme kanseri riski daha yüksek çıkmıştır. Alkol tüketimi ve aşırı kilolu olmak nispeten daha az etkili bulunmuştur.  Sayılar şöyledir: menapoz sonrası meme kanserlerinin hormon tedavisi ile ilişkisi % 19,4 ve fiziki aktivite yetersizliği ile ilişkisi % 12,8 bulunmuştur. Her iki faktörün etkisini toplayınca ortaya çıkan rakam % 29,8 dir. Ameliyat sonrası reseptör pozitif olduğu anlaşılan hastalarda bu oran daha da yüksektir: % 37,9. Bu çalışmanın sorumlusu bilim insanları, bulunan oranların Almanyadaki yaşam biçimi ile ilintili olduğunu belirtip, başka ülkelerde farklı oranlar çıkabileceğini de belirtmişlerdir.
 
Aile öyküsü, ilk adet yaşı, menapoz yaşı gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin menapoz sonrası kadınlarda meme kanseri oluşumuna etkisi yaklaşık % 37,2 dir. Buna karşılık değişitrilebilir 2 faktörün etkisi de buna yakın çıkmıştır. Dr Karen Steindorf: “ Menapoz sonrası hormon takviyesinden vazgeçilmesi ve daha hareketli bir yaşam biçimi seçilmesi halinde, meme kanserlerinin % 30 kadarını önleyebiliriz” demektedir. Bu çalışmanın sonucunda, çok gerekmedikçe, hormon replasman tedavisinden kaçınmak ve daha fazla fizik egzersiz yapmak gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Kaynak:

Population attributable risk of invasive postmenopausal breast cancer and breast cancer subtypes for modifiable and non-modifiable risk factors. Benjamin B.E. Barnes, Karen Steindorf, Rebecca Hein, Dieter Flesch-Janys and Jenny Chang-Claude: Cancer Epidemiology 2010, DOI: 10.1016/j.canep.2010.11.003
Dr. Sibylle Kohlstaedt
Helmholtz Association of German Research Centres

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile